14 Ocak 2010 Perşembe

Seni Seviyorum Diyecek Kadar Sarhoş


video
 


‘Seni Seviyorum Diyecek kadar Sarhoş?’ ilk olarak 2006 yılında Londra’da  Royal Court’ta sahnelendi. 2007’de Berlin’de Schaubuhne, 2008’de New York’da  Public Theater ve Washington DC’de  Forum Theater tarafından sahneye taşındı.
Tiyatro Boyalı Kuş’un Caryl Churchill’in ‘Seni Seviyorum Diyecek kadar Sarhoş?’ yorumu ise dünyadaki beşinci yorum olarak, 13 Ocak 2010’da İstanbul’da prömiyer yaptı.

‘Seni Seviyorum Diyecek kadar Sarhoş?’, Caryl Churchill’in son yazdığı oyunlardan biri. İngiltere ve Amerika ilişkilerini anlatan oyun, farklı biçemi ve diliyle seyirciyi şaşırtacak bir yapı yaratıyor. Bu iki büyük gücün dünya politikasını nasıl yönlendirdiğini, Amerika’yı temsil eden Sam ile İngiltere’yi temsil eden Jack arasındaki aşk ilişkisi üzerinden anlatan Churchill, aynı zamanda toplumsal cinsiyet rolleri, aşk, tutku ve şiddet eleştirisini de Sam ve Jack üzerinden seyirciye farklı bir dilde anlatıyor.

‘Seni Seviyorum Diyecek kadar Sarhoş?’, dünyamızı yöneten iki tutkulu aşığın hikayesi aslında. Churchill’in kaleminden tanıdığımızı, bildiğimizi sandığımız bir aşk ilişkisine tanık oluyoruz. Ama biraz farklı bir aşk bu!

Dünyamızı yöneten bu iki aşık, dünyaya hükmederken ve kendi çıkarlarına göre dünyamızı şekillendirirken, ilişkilerindeki inişler çıkışlar, tutku, aşk nelere işaret ediyor? ‘Büyük resmin’ küçük izdüşümüne şahit oluyoruz, Sam ve Jack’in aşkında, tutkusunda! Dünya politikasını, ‘eşitliği’, ‘özgürlüğü’ Sam ve Jack’in aşkında görmek isteyenlere bir oyun bu…

Tiyatro Boyalı Kuş, Churchill’in ‘Seni Seviyorum Diyecek kadar Sarhoş?’ adlı oyununu,  mekana özgü (site specific) olarak sahnedi. Tiyatro Gaf artık Sam ve Jack’in yaşam alanı, onların ilişkilerini tüm detaylarıyla seyredebileceğimiz bir özel alan. 

Bireyciliğin, kapitalizmin, emperyalizmin, politikanın, demokrasinin, özgürlüğün eleştirildiği oyunda, Jack ve Sam’in aşkları üzerinden öğrenecek ya da hatırlayacak çok şeyimiz var.  

Sizce, yeni dünya düzeninin inşasında, Jack ve Sam neler yapıyorlar? 
 Aşk nedir? Tutku nedir? Güç nedir? İktidar nedir?
 
Aşkı yeniden tanımlamak için, aşkı yeniden düşünmek için yeni bir pencereden bakmamızı söylüyor Churchill…
 
Tiyatro Boyalı Kuş da seyircisine soruyor: ‘Seni Seviyorum Diyecek kadar Sarhoş’ musunuz?
 













Caryl Churchill Hakkında
1938 doğumlu Caryl Churchill, 70’lerden itibaren dünya tiyatrosuna alternatif çizgisiyle farklı bir bakış getiren İngiliz feminist oyun yazarıdır.
Oyunlarında ele aldığı temalar ve kullandığı biçem toplumsal cinsiyet rollerini, iktidarı ve güç ilişkilerini sorgular; var olan sisteme, sistemin şiddetine meydan okur. Yazma hayatına Joint Stock Theatre ve Montrous Regiment gibi feminist doğaçlama atölyelerinde kolektif yazım çalışmalarıyla başlar. Bu atölyeler fikirlerin, kelimelerin, biçimlerin tartışılarak oyunların üretildiği alanlardır. Bu kolektif yazma süreci, onun bireysel yazdığı oyunlardaki ‘kendine has’ tarzına temel oluşturmuştur. Sonradan özellikle Softcops (1978-yazım, 1984-sahneleme), Cloud Nine (1979), Top Girls (1982), A Mouthful of Birds (1986) gibi oyunlarıyla ünlenen Churchill, üslubuna Brecht ve Artaud’nun tekniklerini katarak zenginleştirmiş, dans tiyatrosu alanında da denemeler yaparak oyunlarında sürreal bir dil yakalamıştır.
Delilik ve kontrolü, iktidar ve iktidarsızlığı, kadın ve erkek rollerini, beden ve sözü, eğitim ve suçu, normal olan ve marjinal olanı devamlı karşı karşıya getirdiği oyunları oldukça politiktir ve globalleşen dünyada değişen olay ve  durumlara, yazdığı oyunlarla çok hızlı cevap vermektedir: Amerika ve İngiltere ilişkileri üzerine 2005’te yazdığı “Seni Seviyorum Diyecek Kadar Sarhoş?” ve Gazze meselesine cevap olarak 2009’da yazdığı “Yedi Yahudi Çocuk” buna en iyi örneklerdir. Asla doğrusal olmayan bir yapı ve dil kullanan Churchill’in oyunları, lineer tarih anlatılarını yeniden kırık dökük biçimlerde kurgulamaları, dile ve bedene yeni ifade biçimleri getirmeleri, politikanın psikolojisini irdeleyen şiirsel anlatımları ve çoğu zaman ritmik, hatta garip, diyalog biçimleriyle tiyatroya damgalarını vurmuşlardır. 
Böylece Churchill, “kabul edileni” temelinden sarsmakta ve sarsmaya da devam etmektedir...





0 yorum: